Sınav Öncesinde yaşanan problemler

  1. Bu önemli süreçte gencin yaşadığı kaygı, bütünüyle gerçek ve akılcı bir temele dayandığı için doğaldır yani geleceğini etkileyecek sınava hazırlanmak doğal bir kaygı durumu oluşturmaktadır. 
  2. Sınava hazırlanmak ve çalışmak için de belli ölçüde kaygıya gerek vardır. Ancak akılcı ve gerçek temele dayanmayan kaygı; bireyin sağlığını, kişilik gelişimini, ilişkilerini ve genelde yaşamını olumsuz etkileyen kuruntulardır. Bu kuruntular ise öğrencide kendine güvensizlik duygusunu giderek belirginleştirmekte ve bunun yanı sıra benlik saygısını olumsuz etkileyip değersizlik duygusu yaratmaktadır. 
  3. Temelinde gerçek ve akılcı olmayan kaygı durumu; çalışmayı, öğrenmeyi, akıl yürütmeyi, sınav ve hayat başarısını olumsuz yönde etkiler. Öğrencinin kendine güvensizliği ve benlik saygısının azalmasında ise ne yazık ki anne ve babanın bilerek ya da bilmeyerek uyguladığı eğitim ve yaklaşımlarının önemli bir payı bulunmaktadır. Bu tür kaygıyla başa çıkmak çok zordur. 
  4. Çocukları sınavlara hazırlanan anne-babalara düşen en büyük görev, çocuklarının çalışma isteğini artırmak ve onu çalışmaya motive etmek için kaygı yükseltici yaklaşımlardan kaçınmaktır. 
  5. "Bu kadar çalışma ile hiçbir şey yapamazsın", "Bu kafayla gidersen zor kazanırsın.", "Falancanın oğlu hukuk fakültesini kazandı, bakalım sen ne yapacaksın.", "Filancanın kızı tıbbı kazandı.”, “Aman bizi mahcup etme...." gibi yaklaşımlar öğrenciyi çalışmaya güdülemez tam tersine, yükselen kaygı sebebiyle onu adeta "kıpırdayamaz" duruma getirir. 
daha fazla...

Sınav Hazırlık Sürecinde Yaşanan Problemler

  1. Sınava hazırlık sürecinde anne ve babaların en sık yakınmalarından biri “Nasıl davranacağımızı bilemiyoruz” yakınmasıdır. “Ne yapsak çocuğumuza yaranamıyoruz, ne söylesek kabahat…”, “İlgilensek başka bir dert, ilgilenmesek ayrı bir dert”. 
  2. Çocuğumuzu gergin ve yorgun gördüğümüz zaman; “Kendini bu kadar hırpalama, dünyanın sonu değil, eğer olmazsa önümüzdeki yıl hazırlanırsın.” dediğimizde çocuğumuz kendisinden umudu kestiğimiz konusunda bizi suçluyor. 
  3. “Sana güveniyoruz, başaracaksın biliyoruz.” dediğimizde ise “Benden ne kadar çok şey bekliyorsunuz, herkes benden bir şeyler bekliyor, bu kadar beklentiyi nasıl karşılayabilirim.” şeklinde sürekli yakınıyor. 
  4. Sonuç olarak, öğrenci ile anne babanın birbirlerini yanlış anlama eğilimi bu dönemde artar.
  5. Aşırı duyarlılık(tepkisellik veya alınganlık) durumları : Bu dönemde kız öğrencilerde alınganlık, kolay ağlama, odasına kapanma, içedönüklük; erkek öğrencilerde ise kolay öfkelenme, agresif davranışlarla bağırıpçağırmalara sık rastlanmaktadır.
  6. Anne-baba kaygısı ve yansımaları : 
    1. Öğrencinin sınav öncesi yaşanan bu yoğun ve güç dönemde sürekli aynı tempoda çalışması oldukça zordur. Öğrencinin zaman zaman ders çalışma motivasyonunun düşmesi, velilerin ders çalışma sistemine müdahale etmelerine neden olmaktadır. 
    2. Bu müdahaleler, gençlerin sert reaksiyonlar ya da hiç çalışmamak gibi pasif tepkiler göstermelerine neden olmaktadır. 
    3. Ayrıca sınava kısa bir süre kala velilerin de kaygısı artmakta bazen bu kaygıyı yüz ifadelerine bile yansıtmaktadırlar. Bazı öğrenciler “Annemle konuştuk artık kaygılanmama neden olacak konuşmalar yapmıyor. Ama fark eden bir şey yok, onun yüzüne baktığımda kaygısını rahatlıkla görebiliyorum.” demektedirler.
  7. Gencin yerine karar verme ve meslek seçimine müdahaleler :
    1. Ülkemizde sağlam ekonomik temeller olmadığı için toplum ekonomik açıdan adeta bir panik durumu yaşanmaktadır. Her aile çocuğu için rahat, mutlu ve başarılı bir gelecek hayal etmektedir. Ancak çocuğunuz ileride seçeceği eşi gibi, mesleğini de özgür iradesiyle seçmelidir. 
    2. Kendi kararlarını kendisi veren birey, bu kararlarının arkasında duracak ve yapması gerekenleri yapmak için çaba sarf edecektir. Başkasının kararlarıyla seçim yapmış olanlar ise çabalamak, mücadele etmek yerine sıklıkla savunma mekanizmalarını çalıştırıp suçlu aramaya çalışacaklardır.
    3. İleride çocuğunuz meslek yaşamında yaşadığı güçlüklerin sonunda size “Bu mesleği sizin yönlendirmenizle seçtim, sizin yüzünüzden mutsuzum ve bunun ne yazık ki geri dönüşü de yok.” gibi bir ifade kullandığında kendinizi hiçbir zaman affedemeyebilirsiniz ve çok üzülebilirsiniz. 
    4. Unutmayınız ki mesleğinde mutlu olmayan bireylerin sosyal yaşamlarında da mutlu olmaları beklenemez
daha fazla...